Buradaki tablolardan "Küçük Yelkenliler" XP-Pen Grafik Tablet ve Artrage-5 kullanılarak, diğerleri ise Microsoft Surface Studio - Surface pen ve Krita 4.2.8 kullanılarak yapılmıştır. Tabloların 3 tanesi başka ressamlardan esinlenilmiştir. Tüm diğerleri özgün tablolardır. 6 tanesi hayal edilmiş, geri kalanların tümünde kaynak olarak fotoğraflar kullanılmıştır.
Düşlerdeki kış güzeldir, fakat bahar hayattır.
Halit Şen, Kendi Portresi
Dijital bir tablo özel yapılmış bir kalem ve Photoshop, Krita veya Artrage gibi yazılımlar kullanılarak bilgisayarda oluşturulmuş sanatsal bir tablodur. Bu tür yazılımlarla gerçekten muhteşem eserler yaratılabilir. Esasen, dijital sanatsal tablo ile fiziksel sanatsal tablo birbirine çok benzer.
Bu iki resim yapma yöntemi, hangisini seçerseniz seçin, tuval, renkli boyalar, fırçalar gibi araçlara ve biraz da ilgi ve yeteneğe ihtiyacınız olması açısından birbirinden çok farklı sayılmazlar.... Fiziksel resimler oluşturmak istiyorsanız, şövale, palet, çeşitli fırçalar, palet bıçakları, istediğiniz kadar farklı renkte ve bol miktarda boya gibi araçlara ihtiyacınız vardır.
Yağlı boyadan akrilik boyalara veya su bazlı boyadan pastel çubuklara kadar çeşitli seçenekleriniz olabilir. Tercihiniz hangi tür boya olursa olsun, (yelpaze fırça, büyük fırça, ince fırça, vb.) birçok farklı fırçanın yanısıra boya tinerleri, temizlik bezi, süngerlere, ve tüm bu malzeme, alet ve aksesuarları yerleştirmek için yeterli alana ihtiyacınız olacaktır.
Ayrıca her boyama oturumunun sonunda kapsamlı bir temizlik yapmanız gerekecektir. Bu sadece üst baş, el yüz ve çevre temizliğinden ibaret değildir. Örneğin, fırçalarınızı yıkamadan bırakırsanız, bir sonraki resim seansınızda onları tekrar kullanma imkanınız olamayacatır.
Bununla birlikte, dijital boyama için ihtiyacınız olan tek şey yanında özel kalemi ile birlikte grafik özellikli bir bilgisayardır. Kuşkusuz bilgisayarınızda önceden bir kaçını saydığım yazılımlardan birinin veya onlara benzer bir grafik ve resim yapma yazılımının yüklü olması gerekir. Kullandığınız yazılım, yeni bir tabloya her başladığınızda size, istediğiniz boyutta dijital bir tuval, sonsuz sayıda renk ve tonda asla bitmeyen boya ve bu araçları kullanabilmeniz için çeşitli işlevleri içeren bir ekran arayüzü sağlar.
Grafik kaleminizi, birçok farklı fırça arasından herhangi birine veya boyama bıçağına dönüştürebilir ve fırça boyutunu basit bir dokunuşla çok inceden çok büyüğe çevirebilirsiniz. Yeni fırçalar oluşturmanız da mümkündür. Resminize ara vermek veya seansı bitirmek istediğinizde hiçbir temizliğe ihtiyaç yoktur.
Öte yandan, yazılımı yeterli düzeyde kullanabilmek için bilgisayar ve yazılım dünyası ile yakınlığınıza veya uzaklığınıza bağlı olarak, kısa ya da uzun, kolay ya da zorlu bir öğrenme sürecinden geçmeniz gerekecektir. Temel fonksiyonları öğrenerek resim yapmaya başlayabilir, yazılımı kullandıkça becerinizi ilerletebilirsiniz.
Tabii ki, fiziksel boyamaya başlamak için resim yapma ve boyama becerisi dışında pek fazla teknik bilgi edinme gerektirecek husus yoktur. Bu da fiziksel resim yapmanın bir avantajı olarak değerlendirilebilir.
Fiziksel resmin bir diğer avantajı, resminizi bitirdiğinizde, gururla duvara asabilmeniz ve odanızı kendi eserinizle dekore edebilmenizdir. Dijital bir resim ile bu şansınız yoktur. Tablolarınızı bilgisayar ekranında görüntüleyebilirsiniz veya internet üzerinde bir resim galerisinde sergileyebilirsiniz. Ne yazık ki dijital bir tablonuzu duvarınıza asamazsınız ...
Aslında, illa tablolarınızı fiziksel hale getirip duvara asmak isterseniz, bu yine de imkansız değildir. Onların bir tuval üzerine basılmış versiyonunu çerçeveletip asabilirsiniz. Birçok geleneksel sanatsever, "Hayır, bu aynı şey değil. Biri gerçek bir fiziksel sanat eseri, diğeri ise basılı bir kopya," diyecektir. Belki de haklıdırlar.
Bununla birlikte, dijital resim, fiziksel resme göre çok önemli bir avantaja sahiptir. Bu da, grafik yazılımın sağladığı, dijital bir tabloyu katmanlar halinde oluşturabilme imkanıdır. Bu biraz teknik bir konu, ama aşağıda bir sonraki bölümde kısaca açıklamaya çalışalım.
Genellikle bir resim üç aşamada tamamlanır ve üzerinde üç bölüm vardır diyebiliriz; arka plan (en uzaktaki nesneleri içerir), orta alan (ortadaki nesneler içerir) ve ön plan (en yakın nesneleri içerir). ...Kırlara çıkıp ufka baktığımızı hayal edelim. En uzak nesneler dağlar ve gökyüzüdür (arka plan). Diğer birçok nesne (bulutlar, yamaçlarda veya dağın eteklerindeki ağaçlar) bize daha yakındır. Çok daha yakın nesneler de olabilir.
Arka plandaki en uzak nesnelerden başlayarak bir manzara resmi oluşturmak ve daha yakın nesneleri adım adım boyamak çok mantıklıdır.
Bir tuval üzerine fiziksel olarak resim yaparken, sadece tek katmanlı bir yüzeyiniz vardır. Tüm nesneleri, uzak veya yakın, aynı yüzeye koymanız gerekir. Arka planı bitirdikten sonra, daha yakın bir nesne yerleştirdiğinizde, arka planınızın bir kısmını kaplayacaktır. Bu yakın nesneyi sildiğiniz takdirde, arka planınızın o kısmı da yok olacaktır.
Ancak dijital bir manzara oluştururken, katmanlar halinde çalışmak, daha yakın nesneleri yerleştirirken, emek vererek oluşturduğunuz uzaktaki tüm nesneleri ve görselliği koruma imkanı verir. Katmanları, aynı ölçülerde kesilmiş cam tabakalar olarak düşünebilirsiniz.
Katman sayısı sınırlı olmamakla birlikte, örneğimiz için üç katman kullandığınızı varsayalım. Arka planını (dağ ve gökyüzü) bir cam tabakaya boyadıktan sonra, daha yakındaki nesneleri artık onun üzerine yapmak zorunda değiliz. Bunları boş bir cam tabakaya yerleştirebiliriz. Bu ikinci plaka üzerindeki bulutlar veya ağaçlardan bazılarını silsek ya da düzeltme ve değişiklikler yapsak bile arka planınız bundan hiç etkilenmeyecektir, çünkü o başka bir tabakadadır.
Benzer şekilde, daha yakın nesneler için üçüncü cam plakayı (katmanı) kullanabiliriz. Bu şekilde, tüm katmanları (cam plakaları) üst üste koyup bitmiş görüntüye baktığımızda, tüm nesnelerin yerli yerinde olduğu bütün bir resim görürüz.
Bunların yanı sıra, yazılımın sağladığı, son yapılanı geri alma, nesneleri başka yere taşıma, yeniden boyutlandırma gibi fonksiyonlardan da söz edilebilir.
Bir hata yaptığınızda, tek bir tıklamayla geri adım atarak hatayı yapılmamış hale getirebilirsiniz. Bir nesnenin boyutundan veya konumundan memnun değilseniz, nesneyi yeniden boyutlandırabilir veya tuval üzerinde başka bir yere taşıyabilirsiniz.
Bu bir sanat sayılmaz ve konumuzla da doğrudan bir ilgisi yok. Bu nedenle belki hiç söz etmeye bile gerek yok fakat bu teknolojik fantezi konusuna yine de kısaca değinelim. Çeşitli uygulamaları kullanarak güzel manzara resimlerine müzik ekleyebilir, ...veya küçük sihirli dokunuşlarla başka efektler ekleyerek canlılık kazandırabilir, herhangi bir tabloyu, aşağıdaki "Yorgun Dağ ve Durgun Göl" tablosunun dönüştüğü gibi bir videoya dönüştürebilirsiniz. Daha önce belirtildiği gibi, gerçekten, bu efektler konusunun dijital tablo yapımı ile bir ilgisi yok. Bunlar bilgisayardaki herhangi bir resmin üzerine, hiç bir yaratma çabası olmaksızın iki tıkla koyabildiğiniz hazır ürünler. Resmin içeriğiyle örtüşen bir efekt anlık bir hoşluk yaratabilir, o kadar. Videoyu izlediğinizde siz de bu konuda bir izlenim edinmiş olacaksınız.
Bazı insanlar, yukarıda belirtilen tüm bu işlevlerin herhangi bir yetenek veya yaratıcılık gerektirmeden ve dolayısıyla sanatsal bir değer sunmadan çekici resimler üretmeyi çok kolay hale getirdiğini düşünebilir. Bu argüman kısmen doğru da olabilir. Ama yeterince yetenekli olmadığınızı düşünseniz bile, imkanlarınız, zamanınız ve koşullarınız elverişli ise, dijital tablo yapımını veya ilginç bulduğunuz başka bir beceri alanını denemenizi tavsiye ederim. Sizi mutlu ettiği ve zamanınızı değerli kıldığını düşündüğünüz sürece, bu alanda kararlılıkla uğraş vermeye devam edin. Becerileriniz de giderek gelişecektir.
Halit Şen
03 Mayıs 2020
Mersin